EL SANATLARI

Soluk Almaya Çalışan El Sanatları



     İskilip’te sepetçilik, semercilik, ağaç oymacılığı ve ayakkabıcılık İskilip ilçesinin sanatlarıdır. İskilip’i gezen fotoğraf sanatçısı Haluk Uygur “Az Gittik, Uz Gittik” adlı eserinde İskilip’i şöyle anlatmış; “Yıllardan beri yörede faaliyet gösteren, esnaf loncalarının etkisiyle olacak, Türkiye’nin çok yerinde artık yok olmuş birçok zanaat erbabı İskilip’te hala faaliyetine devam ediyor. Birçok el sanatını bağrında yaşatan İskilip, bu yüzden bende, doğal bir etnografik kent müze izlenimini bıraktı. Bence İskilip’te Unesco tarafından korunmaya alınmalı ve kent, bir açık etnografya müzesine dönüştürülmelidir.”

KALAYCILIK


Bakırcılık ve demircilik ise İskilip kentinin geleneksel üretim kollarında biri. Eski dönemlerde bakırcılık için gerekli hammadde Ergani’deki bakır yataklarından sağlanırmış. Ancak ham bakırdan saf bakır elde edilen haddehanelerin en yakın Tokat’ta bulunması bakırcıların üretimlerini düşürmüş ve 20. yy. başlarında İskilip’te demircilik yükselmeye başlamış. Kentte demirden tarım aletlerinin her türlüsü yapılırmış. Ancak ustaların anlattığına göre sonraları bakıcılık tekrar yükselmeye başlamış. İskilip’te bakır ürünler genellikle kazan, tabak, sini, sahan, lenger, tava gibi mutfak eşyası olarak kullanılıyor, ayrıca ibrik ve leğen gibi eşyalar da yıllardır yapıla geliyor. Ancak günümüzde bakır malzemelere rağbet azalsa da  İskilip’te, süs eşyası yapımı ve ilçede yapılan düğünlerde kullanılan düğün kazanlarının kalaylanmasında bakır kullanılıyor. Sanatlarını icra etmeye çalışan ustaların en büyük derdi ise elbette ki çırak bulmakta zorluk çekmeleri…

 

SEPETÇİLİK

Özellikle Karadeniz’de fındık toplamak için sık yapılan sepet örmeciliği, İskilip’te hala yaşatılıyor. Tarım faaliyetlerinin yoğun olduğu ilçede “He, çit, zembil, el sepeti, sele, sepet, kadın sepeti, çocuk sepeti” isimleri verilen sepetler kullanılıyor. Bu sepetler, fındık ağacı ve ak söğüt denilen söğüdün bir türünden yapılıyor.

1849 yılında İskilip’i ziyaret eden gezgin Tschihatscheff kasabayı, “Tepeyi aşınca iniverdiğimiz dar vadide resim gibi uzanan bir yer çıktı karşımıza, meyve ve asma bahçelerinin taze yeşiliyle kuşatılmış bu yer İskilip’tir.” şeklinde tarif etmiş. Yemyeşil doğası ile insanın ruhunu aydınlatan, ciğerlerini ferahlatan İskilip’te ve ona bağlı orman köylerinde ağaç işlemeciliğin yapıldığı el sanatları büyük gelişim göstermiş.

 

OYMACILIK

    Özellikle Elmalı ve Aluç köylerinde oymacılık sanatının en güzel örneklerini görüyoruz. Ağaç işleri ile yapılan eşyalar içerisinde kaşık, kaşıklık, kepçe, çam oyma hamur teknesi, çam oyma su kaplarından senek, bardak gibi ağaç işleri, sofra altları, yufka açmak için yaslağaç, yufkayı saç üzerinde pişirmek için bisleeç, yufkayı yapmak için oklaağaç (oklava), kulp, bilye, pul, köpeç, şekerlik, tokmaklı kağnı, pıt pıt tahtası, düveç, küçük çocukların yürümeye alışması için kağnıcak (kındırcak), çeşitli topaçlar (maymun), çocukların yatması için beşik, çocuklara oyuncak, ağaç oturma yeri hasır olan iskemle (sandalye) vb. evde kullanılan pek çok malzeme bulunuyor.

 

SEMERCİLİK



    İskilip’te ve tüm ülkemizde son dönemlerini yaşayan bir sanat olan semercilik, yük hayvanlarının kullanımının azalmasına bağlı olarak eskisi kadar sık yapılamakta ve ilgi görmemekte. İlçede semercilik yapan sadece birkaç kişi kalmış. Ustalar, semerleri keçi derisi ve kamıştan (saz) yapıyorlar. Semerlerin, palan, çatal semer, sele semer, katırlara takılan kara semer şeklinde çeşitleri var. Yapılan semerler genellikle ilçe içerisindeki ve çevre köylerdeki kullanıcılarına ulaştırılıyor.

 

AYAKKABICILIK


   Ayakkabıcılık da İskilip’te sayılı ustalarca yapılan ve geleneksel tarzda icra edilen sanatlardan. Talep az olduğundan dolayı ustalar sipariş usulü çalışmalarını yürütüyorlar. Ustalar, kış mevsimlerinde kullanılan ve özel bir yapım gerektiren “mes” adı verilen ayakkabıların daha diğerlerine nazaran daha çok ilgi gördüğünü söylüyorlar.

 

Paylaş