Anasayfa / Site Haritası 22 Ekim Çarşamba Site içi arama / İskilip'ten haberdar olun 

  Çorum Cad
  Belediye Cad
  Akşemseddin Cad
  Zübeyde Hanım Cad

Not: izlemek için bu codeci yüklemeniz gerekmektedir.

  Bugün
  DERYA Ecz
  Yarın
  FİKRİ KARTAL Ecz
 
> KUTLAMA
> PROJE OFİSİ
> HANIMLARA YÖNELİK ÜCRETSİZ KANSER TARAMASI
> İFTAR ÇADIRI 2014
> TRAFİK YOĞUNLUĞUNA DİKKAT
> DOĞALGAZ ABONELİĞİ
> FUTBOL KARŞILAŞMASINA DAVET
> RAMAZAN ETKİNLİĞİ
> DOĞALGAZ
> İFTAR ÇADIRI
> TOPLU SÜNNET ŞÖLENİ
> UNUTMAYINIZ
> İSKİLİP BELGESELİ
> NECİP FAZIL KONFERANSI
> DUYURU
> ÖNEMLİ UYARI
> TARİHE İZ BIRAKIN
> BUZLANMA VE DON UYARISI
> SU ABONELİĞİ DEVRİ HAKKINDA
> İlçe Müftülüğünden
> BAYRAMDA NÖBETÇİ FIRINLAR
> TOPLUM YARARINA ÇALIŞMA PROGRAMI
> İFTAR ÇADIRI
> İHALE İLANI
> KISA MESAJLA BİLGİLENDİRME HİZMETİ

  İskilip Atıf Hoca Devlet Hastanesi
  iskilip rehberi
  İskilip MYO
  İskilip Kaymakamlığı
İskilip Yemekleri

İSKİLİP DOLMASI
Dolma İskilip’te bulunan ve yıllarını bu işe vermiş olan tecrübeli aşçı ve aşçı yamağı tarafından hazırlanır.Dolmayı pişiren ustalar bu işin tekniğini ve püf noktalarını kendilerinden önce bu işi yapan ustaların yanında bulunarak ve onlarla birlikte düğünlerde dolma yapımı sırasında görev alarak öğrenmişlerdir. Yani dolma yapımını öğrenmek usta çırak ilişkisi şeklinde olmaktadır.

Bir tava içinde kızartılan soğanların üzerine bir ölçü su konulur, iyice yıkanmış olan pirinçle karıştırılır,(Bu noktada pirincin Tosya dolmalık pirinci olmasına dikkat edilir.Bunun nedeni söz konusu pirincin lezzetli olması ve dolmanın pişmesi esnasında geçen 12 saate uygun olmasıdır.Yani pirincin çiğ kalmaması yada çok pişip lapa olmamasıdır.)pirinç suyunu çekene kadar kaynatılır, sonra ocaktan indirilerek üzerine bir örtü serilerek yarım saat bekletilir. Başka bir kapta tereyağı ile iyice kızartılmış olan et büyük bakır kazana alınır,üzerine su ilave edilerek bir miktar ince kıyılmış soğan eklenir.Kazanın içine yükselti olarak sac ayağı konulur bu yükseltinin üstüne konulan tepsinin üzerine daha önceden hazırlanmış olan pirinç cağ denilen beyaz torbaların içine konulmuş olarak yerleştirilir.Kazanın kapakları kapatılarak kapak etrafına katıca yoğrulmuş hamur sıvanır.Kazanın kapaklarında bulunan küçük delikten buhar tahliye edilir.Bu sayede kazanın kapağındaki hamur düdüklü tencerenin lastikli kapağının vazifesini görmekte ve kazanın içindeki buhar yavaş yavaş kaynadığı anda dışarıya tahliye edilmekte böylece taşmadan kazanın içindekiler pişmektedir.Davetin büyüklüğüne göre değişen sayıda hazırlanmış kazanların altında odun ateşi yakılır,yavaş yandığı içinde meşe tercih edilir.Zira dolmanın pişme mantığı ağır ateşte pişmesidir.12 saat süren pişirme işlemi sırasında kazanın başında nöbetleşe beklenir. Kazanın altının ateşinin sönmemesine yada çok harlı yakılmamasına dikkat edilir ki dolma kıvamında pişsin. Dolmanın kıvamını bulabilmesi içinde 12 saat ocakta kalması sağlanır. Pişen dolma servise hazırdır. Dolma servis yapılırken Lenger denilen bakırdan yapılmış kalaylı özel dolma kabı kullanılır.Bu kaba ilk olarak kazanda pişen etin suyu ile terbiyelenmiş dolma konur.Dolmanın üzerine ise etler yerleştirilir ve dolma servis edilir. On üç kişilik özel oval ahşap sofralarda yenilen İskilip dolması sofrasında her gelir gurubundan, her yaştan insan bir araya gelir.Bu sofranın oval olması sofrada herkesin eşit olduğunun ifadesidir.Lenger denilen özel dolma kabına masada bulunanlar birlikte kaşık sallar.Sirke, doğranmış salatalık, tuz, şeker, sarımsak, su ve yoğurt karışımından elde edilen sirke salatası, sofrada bulunanlar tarafından dolmanın yanında içilir.Bir lengerden fazla yemek isteyenler lengerde bir pirinç tanesi kalmayacak şekilde ekmekle lengerin içini sıyırır, sofrada bulunanlar lengerin içine bahşiş olarak para atar, ahçıbaşı ikinci lengeri sofraya torpilli tarafından gönderir. İskilip’te düğün yemeği olarak hazırlanan dolma düğüne gelen misafirler tarafından tüketilmektedir. Ancak çağırılan misafirlerden gelmeyen olursa dolma artabilmektedir bu durumda artan dolmanın ve etin soğuduktan sonra buzdolabında muhafaza edilmesi gerekir.Zira dolmanın yapıldığı mevsimin ekseriya yaz olması nedeniyle gıdalar bozulmaya müsaittir.Bunu önlemek için dolma mutlaka buzdolabında muhafaza edilmeli ve en geç bir hafta içinde de tüketilmelidir.

KEŞKEK
İskilip ve çevresinde iftar sofralarının olmazsa olmazlarındandır.Toprak zeminli fırınlarda pişirilir.

Tarifi:
1 su bardağı keşkek, 1 yemek kaşığı tere yağı, 250 gram dana eti, 1 adet kuru soğan, 1 tatlı kaşığı salça, yeteri kadar tuz çömleğin içine atılır.Yeterince su konulur. Sabah saatlerinde fırına verilir. Akşam saatlerinde alınır Yaklaşık 8 saatte pişer. Keşkek fırınları mahallelerde bulunmakta ve gelenek günümüzde de yaşatılmaktadır.(Verilen tarifteki ölçüler pişirilecek çömleğin büyüklüğü yada küçüklüğüne göre değişiklik gösterir.)

TARHANA ÇORBASI
Ramazan ayının vazgeçilmezleri arasında yer alan çorbamız İskilip’e yolu düşenlerin mutlaka tatması gereken lezzetler arasında yer alır.

Malzemeler: (4 kişilik) 3 yemek kaşığı tarhana
2 yemek kaşığı tereyağ
1 yemek kaşığı salça
1 tatlı kaşığı nane
4 su bardağı tavuk ya da et suyu
Tarifi:
Pişirmeden yarım saat önce toz tarhana 1 su bardağı suda erimesi için bekletilir. Tencerenin dibinde iki kaşık tereyağ eritilir. Yağ eridikten sonra salça ve nane ilave edilir. Kavrulunca et suyu ve tarhananın içinde bekletildiği su ilave edilerek karıştırılır. Kaynayana kadar karıştırılan çorba kaynadıktan sonra 5 dakika kadar pişirilerek özleşmesi sağlanır. Ocaktan indirilen çorba sıcak sıcak servis yapılır. Afiyet olsun.

İSKİLİP TURŞUSU

Hazırlanış aşamaları
İskilip turşusu İskilipli bayanlar tarafından kışa hazırlık maksadıyla hazırlanan kışlık yiyeceklerdendir.Çoğunlukla her ev hanımı tarafından yapılmaktadır.Bir yada birkaç bayan bir araya gelerek turşuyu hazırlamaktadırlar.
1.Adım: Ağustos-Eylül aylarında turşu yapmak için salatalık, fasulye,kavun keleği domates gibi sebzelerin ince ve uzunları(nazikleri)seçilir.Bekletilmiş bayat ve kart sebzelerden normal ve iyi bir turşu elde etmeye imkan yoktur.Turşuda muvaffak olmak ve iyi bir turşu yapabilmek için turşu hammaddelerinin çok iyi olması lazımdır. Sebzeler çok taze olmalıdır.Turşuluk malzemede kullanılacak meyve ve sebzelerin hastalıksız ve beresiz olmasına da dikkat edilmelidir.Bereli sebzelere mikroplar çabucak üşüşeceği için onların bozulmaları daha çabuk olur.Bayat turşuluk malzemeleri ile iyi ve görünüşü güzel lezzetli turşular yapmak mümkün değildir.Bayat malzemelerle kurulacak bir turşuda gıda değeri kaybolur.Özellikle A vitamini zayiatı fazla olur.
2.Adım: Alınan turşuluk sebzeler, İskilip orta iri tuzu ile hazırlanan tuzlu suya ıslanır.Bu çözeltide tuz oranı çok yüksek olmalıdır.Tuzlu suya ıslanan sebzelere salamura denir.Salamura hale getirilmiş sebzeler 21 C. Derece sabit sıcaklığı muhafaza eden bir yere koymak lazımdır.Bu sıcaklıkta sebzelerde kısa zamanda bir asit ihtimarı (fermantasyon)başlar.İhtimar süresi tuzlama işi bittikten sonra başlar ve yaklaşık iki hafta devam eder.İhtimara terk edilen kapların altına ihtimar sırasında bir tepsi veya katlanmış kalın bir gazete tabakası konulmalıdır.Zira ihtimar sırasında meydana gelen gazların tesiri ile kabaran yani hacmi genişleyen salamura kabının ağzından umumiyetle taşar ve etrafı kirletir.İhtimarın sonuna yakın günlerde (tahminen 10 gün içinde) salamura seviyesi aşağı düşer.Bu düşme 2 , 5 -5 cm kadar olabilir.Bu zamanda kabın üst kısmında salamurasız kalan kısım bozulma tehlikesi ile karşı karşıyadır.Bunun için kabın üzerine tuzlu su eklenmelidir. Salamura seviyesinin düşmesi ve gaz kabarcıklarının durması ihtimarın sona erdiğini gösterir.İhtimar sırasında salamuranın üzerinde ince beyaz bir zar tabakası (mikoderma) teşekkül eder.Bu tabakayı her görüldüğünde atmak lazımdır.Eğer bu tabakayı almadan bırakırsak hem salamuranın ekşiliği azalır ve hem de kötü bir koku meydana gelir.Bunun sonucu olarak da gıda bozulabilir.Teşekkül eden bu zarı almak için büyük kapta bulunan ağırlık ve kapak alınır.Dikkatlice zar tabakası salamuraya karıştırılmadan alınmalıdır.Böylece salamuranın üzeri temizlenmiş olur.Kapak ve ağırlık güzelce kaynar su ile yıkanır.tekrar salamura üzerine yerleştirilir.
3.Adım: Turşu kurulacağı zaman salamura sebzeler temiz suya ıslanır.Amaç tuzu çıkarmaktır.Bu işlem iki üç gün sürer.Bu arada günde iki kez (sabah-akşam) salamurun ıslandığı su değiştirilir.Tuzu çıkan turşuluk malzemeler turşu kurmak için sirkeleme işlemine tabi tutulur.
4.Adım:Turşu Kurma İşleminde Kullanılacak Olan Üzüm Sirkesi Hakkında Bilgi:Turşunun kurulması esnasında kullanılan sirke İskilip ilçesine özgü olarak yapılan sirkedir.Öncelikle yörenin bağlarında yetişen üzümler toplanır.Tam olgun, kokulu siyah üzümlerden iyi şıra yapılır.Olgunlaşmamış yeşil üzümlerin şırası ise ekşimsi ve zayıf aromalı olur,makbul bir şıra vermezler.Üzümler tozlu ve kirli ise önce bol suya daldırılarak daldırma usulü ile iyice yıkanır,bir süzgü içerisinde suları süzdürülür,sonra danelenir.Üzümleri sapları ile ezmemek gerekir çünkü saplarda fazla burukluk maddesi olduğu için şıranın lezzeti değişir.Hazırlanan üzümler İskilip’e özgü , çam ağacından yapılan şirevet adı verilen tahtadan yapılmış dikdörtgen şeklindeki genişçe bir kapta suyu çıkıncaya kadar ezilir.Bu işlem esnasında elde edilen suya üzüm şırası adı verilir.Bu şıra hemen sirke olarak kullanılamaz üzerinden en az bir yıl geçmesi gerekir.Bu müddet zarfında şıra sirke haline dönüşür ve turşu için kullanılabilecek hale gelir.
5.Adım(3.1):Salamuradan çıkarılmış turşu malzemeleri,içerisine turşu sirkesi ve soyulmuş sarımsak koyulmuş turşu küplerine boşaltılır.Küplerin üzerine güzel koku ve tat vermesi için maydanoz ve dereotu konulur.Bu durumda gölgede bir hafta bekletilen turşu ,sirkesini alarak yeme kıvamına gelir.İskilip turşusu gölgede ve toprak küp içerisinde erimeden, tazeliğini koruyarak Ekim ayından Nisan ayına kadar bekleyebilir.Ancak Nisan’dan sonra yavaş yavaş erimeye başlar.

 
   Başkan
   Başkan Yardımcısı
   Belediye Meclisi
   Encümen
   Belediye Tarihçesi
   Eski Başkanlarımız
 


İskilip Foto Galeri
Kapat
EVLIK: Şehir merkezine 33 km uzaklıktaki, İstanbul'un Fethinin manevi mimarı Şeyhülislam Akşemseddin' in oğlu Nurul Hüda ve ailesinin türbeleri ile yine Akşemseddin'in yaptırmış olduğu tahta geçme, cami ve caminin kitabesi bulunmaktadır. ELMABELİ: Şehir merkezine 12 km uzaklıktaki İskilip'in en çok tercih edilen piknik ve mesire alanıdır. TÜNEL: İstanbul bağlantılı İskilip-Tosya Yolu Kaymakam pınarı mevkiinde karayolu çalışmaları kapsamında yapılmıştır. ULUDERE: İskilip'in tarihi dokusu bozulmamış en küçük ve dışta kalan film platosu özelliği taşıyan, 69 haneli 119 nüfuslu mahalledir. ATIF HOCA ANIT MEZAR VE KÜLLİYESİ: (1876-1926) İskilipli din alimidir. 2012 Yılında anısına bir Anıt Mezar ve Külliye İnşa edilmiştir. TEMENNA PARKI: İskllip'in en otantik mahallesi olan Kaleboğazı mahallesinde olup, Çatalkara Kültür Sanat Evi ile Yazmalı Konağa yakın mesafededir. YAZMALI KONAK: Kaleboğazı Mahallesinde 2011 'de Restorasyonu yapılarak yazma baskı eserlerle dizayn edilmiş İskilip evidir. ÇATALKARA KÜLTÜR VE SANAT EVİ: Kaleboğazı mahallesindedir. 2011- 2012 yıllarında restorasyonu tamamlanmış olan bu İskilip evi Bedri Rahmi Eyüboğlu anısına düzenlenmiştir. Kültür ve Sanat eğitimleri verilmektedir. TEMENNA CAMİSİ: 1970. KALE: M.Ö.700 tarihinde 100 metre yalçın kaya üzerine yapılmıştır. Bir çok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Kale 1075'te Anadolu Selçukluları tarafından fethedilmiş hakimiyeti Türk'lere geçmiştir. KALE YERLEŞKESİ: İskilip Kalesi İçinde halen hayatını devam ettirenlerin bulunduğu için yaşayan kale olarak da nitelendirilmektedir. Kısa sürede restorasyon çalışması yapılması planlanmaktadır. KRAL MEZARLARI: Yazılı kaynaklarda Hitlilerin Anadolu'ya gelmesi ile birlikte (M.Ö. 300) de yapıldığı bilinmekte olup üç adet kral mezarı bulunmaktadır. HACI MÜRSEL CAMİ: Ulaştepe Mahallesi, Aşağı Taslıda bulunmakla olup, 1534 yılında yapılmıştır. Caminin bahçesinde türbe bulunmaktadır. YİVLİK: Şifa merkezi olarak bilinen volkanik bir tabiat varlığıdır. Suyunun şifalı olduğu rivayet edilmektedir. Yivlik suyu çeşmeler yoluyla şehir merkezinin çeşitli yerlerine taşınmıştır. Tarihte ve günümüzde de şifalı olduğuna inanılır. HANÖNÜ CAMİ: 1200 yılında yapılmış en eski camilerimizdendir. Tarihi süreçle onarım görmüş olmasına rağmen orijinal kimliğini muhafaza etmektedir. DEMİRCİLER ÇARŞISI: İskilip'in en eski çarşılarındandır. Ustalarının vefalı ile kaybolan çarşının restorasyonu orta vadede yapılaması planlanmakla olup, unutulmaması için yılın belirli zamanlarında sanatsal etkinliklerde bulunulmaktadır. BAKIRCILAR ÇARŞISI: Arasta kültürünün değişmemiş yapısına sahip çarşılarımız birbirine bağlıdır. Bakırcılar çarşısı Demirciler çarşısının bitişiğindedir. AYAKKABICILAR ARASTASI: 2012 yılında restorasyonu tamamlanmış, el sanatlarına dayalı üretim yapan çarşımız olmakla birlikle televizyon kanallarının, fotoğraf sanatçılarının yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeridir. ULUCAMİ: 1839 yılında Osmanlı mimarisine uygun planla yapılmıştır. Kesme taş ve tuğladan yapılan cami dikdörtgen planlıdır ve üzeri ahşap kubbe İle örtülmüştür. Caminin içerisindeki mihrabı, çinilerle kaplıdır. Yanında kare taş kaide üzerine oturtulmuş yuvarlak gövdeli, tek şerefeli bir minaresi bulunmaktadır. DİKİCİLER ÇARŞISI: Ayakkabıcılar arastasının bittiği yerden başlayan el sanatlarına dayalı üretim yapan çarşılarımızdan olup, restorasyon projesi kapsamındadır BELEDİYE HİZMET BİNASI: 1872 yılında yapılmış olup, çeşitli dönemlerde onarımdan geçirilmiştir. ETNOGRAFYA MÜZESİ: ilçemiz Kaleboğazı mahallesi yürüyüş yolu üzerinde tarihten günümüze İskilip'le kullanılan araç, gereç, giysi vb. materyallerin sergilenmesi amacıyla 2011 Yılında başlayan restorasyon uygulaması 2012'de tamamlanmıştır SEMERCİLER, SEPETÇİLER, SALLİLER ÇARŞISI: El Sanatları ile geçimini sağlayan esnaflarımızın faaliyet gösterdiği birbirine bitişik çarşılardır. Söz konusu çarşılar İskilip Belediyesi tarafından restorasyon kapsamına alınmıştır. ÇEŞMELER: Sallilerbaşı Çeşmesi-1845. İskilip genelinde çok sayıda tarihi çeşme bulunmakladır. YENİCAMİ: (Kadıasker Cami) Mahalle ile aynı isimle anılan cami 1551 yılında yapılmıştır. SAKARYA İLKÖĞRETİM OKULU: Mahalle ile aynı İsmi taşıyan okulun yapımında ahşap ve kesme taş işçiliği ile inşa edilmiş olup, çeşitli zaman aralıklarında onarım görmüştür. MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ ÖGRETMENEVİ: Bünyesinde Milli Eğitim idari birimleri, toplantı ve konferans salonu, misafirhanesi bulunmaktadır. BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU SÜREKLİ SERGİ SALONU VE MÜZESİ: 2009 Yılında Bedri Rahmi Eyüboğlu anısına ilçe Halk Kütüphanesi binası bünyesinde dizayn edilmiş olup, İskilip'i ziyaret eden turist ve sanatçıların öncelikli uğrak yerlerinden biridir. ŞEYHYAVSİ CAMİ ve TÜRBESİ: 1530 yılında Ebussuud Efendinin babası olan bilgin Şeyhyavsi tarafından yaptırılmış en eski camilerimizdendir. Cami bünyesinde Şeyhyavsi hazretlerinin ve ailesinin türbesi bulunmaktadır. ULU AĞAÇ: Şeyhyavsl Cami bahçesinde bulunan ağacın dikim tarihi caminin yapım tarihi İle aynıdır. LALE: Lale ilk olarak Şeyhülislam İskilipli Ebussuud Efendi tarafından ıslah edilmiş ve dünyaya yayılmıştır. 2011 'de başlatılan proje İle 40 bin adet lale soğanı dikilmiştir. Şeyhyavsi Cami bahçesi, şehitlik, stadyum ve şehir girişinde bulunmaktadır. TAŞ MEKTEP: Misak-ı Milli İlköğretim Okulu olarak hizmet vermiştir. Adını binanın tamamının Kesme taştan yapıldığı yapısından almıştır. ŞEHİR PARKI: İlçenin en eski parkı olup, şehrin merkezindedir. KOÇ KAYASI VE ŞELALE: Şehir merkezindedir. Şehir estetiğini sağlamak amacıyla İskilip Belediyesi tarafından şelale ve çevre düzenleme çalışması yapılmıştır. HALK EĞİTİM MERKEZİ: Türkiye'nin en büyük beş Halk Eğitim Merkezinden biri olup ayakkabı, el sanatları, oymacılık, deri ürünleri gibi geniş yelpazeli üretim yapmaktadır. Halk Eğitim Merkezi yeni bina inşaatı başlamış olup, 2012 yılı içinde tamamlanacaktır. İTFAİYE TEŞKİLATI: Bölgenin manevra, araç, ekip ve ekipman bakımından en gelişmiş İtfaiye teşkilatıdır. Bünyesinde kaza kırım aracı ve kurtarma birimi bulunmaktadır. İSKİLİP MESLEK YÜKSEK OKULU: 2010-2011 yılında üç bölüm ile eğitim öğretime başlamış, sürekli gelişmekte olan okulumuzdur. TERMİNAL: İlçemiz Bahabey sınırları içinde İskilip'ten Corum, Ankara ve İstanbul'a yolcu taşıma araç ve kapasitesine sahiptir AĞLAYAN DUVAR: Şehir girişinde kent süslemesine yönelik olarak 2010 yılında yapılmış, çevre düzenlemesi ve aydınlatma çalışmaları tamamlanmıştır. İSKİLİP VE KÖYLÜLERİ TEYYARESİ: istiklal Savaşında İskilip ve Köylüleri, Türk Tayyare Cemiyetine bağışta bulunmuştur. Devletimize hediye edilen uçağı simgeleyen anı uçağıdır. - ŞEHİTLİK ABİDESİ: Mermer levhalar üzerine Trablusgarp, Osmanlı-Rus Savaşı, istiklal Savaşı, Kore, Kıbrıs ve iç güvenlikte şehit düşen 734 şehidin anısına yapılan şehitlik 2010 Yılının sonunda tamamlanmış, çevre düzenlemesi tamamlanmıştır ŞEHİTLİK ŞELALESİ: Şehitlik anıtının yanındaki anıta yakışır güzellikte şelale inşaatı 2010 yılının sonunda tamamlanmıştır. İSKİLİP GİRİŞ ŞELALESİ: Şehir girişinde Adliye karşısında bulunan kent süslemesine katkıda bulunmak amacı İle 2010 yılında İskilip Belediyesi tarafından yapılmıştır. TÜRK BAYRAĞI: Kent süslemesi projesi kapsamında şehitlik, stadyum ve şehir girişinin merkezine 2010 yılında İskilip Belediyesi tarafından mozaik cam üzerine yapılmıştır. ADLİYE SARAYI: Kamu yatırımıdır. 2011 yılı başlarında tamamlanıp, 2011 yılı sonlarında hizmet vermeye başlamıştır. ŞEHİR STADYUMU: Önceden toprak saha İken 2009 yılında başlatılan çalışmalarla çim saha yapılmıştır. 500 kişilik kapalı tribün, kondisyon ve çocuk parkları, antrenman alanı, yürüyüş yolu ve hizmet binası bulunmaktadır. Çevresi sıcak asfaltla kaplanmıştır. DOLMA KAZANLARI: Tarihi Osmanlıya dayanan ilk düdüklü tenceredir. Yöreye ait en ünlü yemek, İskilip Dolması bu kazanlarda pişmektedir. SEYİRTEPE: İskilip manzaralı bu sosyal tesiste günlük İskilip Dolması ve yöresel yemekler yapılmakta ve ikram edilmektedir. CEVİZ BAHÇELERİ: Kanara mevkiinde ve şehir çıkışlarında bulunan bağ ve bahçelerde Türkiye'nin en kaliteli cevizlerinin yetiştirildiği ceviz ağaçları bulunmaktadır. ÇİLEK BAHÇELERİ Modern ve doğal tekniklerle üretimi yapılan çilek, İskilip'in sembol tarımsal ürünü haline gelmiştir. Yılda iki kez mahsul veren çilek iç ve dış pazarda İskilip'e ekonomik açıdan önemli katma değer sağlamaktadır. ÜZÜM: Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun şiirine ilham olan Çatalkarası başta olmak üzere çeşit zenginliği bakımından en verimli topraklar İskilip'te bulunmaktadır. Her bağ, bahçe ve eski İskilip evlerinin bahçelerinde bulunmaktadır. ELMA ve ARMUT BAHÇELERİ: Dünyanın hiçbir yerinde bulamayacağınız en güzel elma ve armutlar İlçemizde bulunmaktadır. Afun, Kara Müslüme, Sirkeli, Çukur, Sandık, Telgöynek ve Yıldız elmaları. Şıh, Mahman, Kızılca, Ballıca, Kadınbudu armutları kalite ve çeşitlilik açısından İskilip'in tarımsal zenginliğine önemli katkı sağlamaktadır. İSKİLİP ATIF HOCA DEVLET HASTANESİ: Cumhuriyet döneminin en büyük Devlet yatırımlarından biridir. Konfor, klinik ve çevresel düzenlemeler bakımından eksiksiz bir sağlık kompleksi 2012 yılında inşaatına başlanan bina ve kompleks 2013 yılı sonlarında tamamlanacaktır. KİRAZ BAHÇELERİ: Türkiye'nin en güzel kiraz bahçeleri İskilip'te bulunmakla birlikte, üreticileri yönlendirmek amaçlı örnek meyve bahçesinde yeni tekniklerle üretim yapma imkanı sağlanmaktadır.